Fikri İNCE Yazıları
BAKIRKÖY’DE BİR KİŞİLİK KOĞUŞ
16 Mart 2018

Fikri İNCE

PAYLAŞ
Yorum yaz
A


Bizim Saray sevdalısı siyon madalyalısı arkadaş durmuş duramamış ( bu durmuş duramamışla Durmuş DURDUYAN’ın kan bağı var mıdır bu da araştırılmalıdır ama o ayrı bir yazı konusudur) bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü kabilinde tavukları kuluçkadan soğutacak hezeyanlar yumurtlamış ve : "Bunlar, İslam'ın güncellenmesi gerektiğini bilmeyecek kadar aciz. İslam'ı 14-15 asır öncesi hükümleriyle bugün uygulayamazsınız" demiş.
Şimdi memleketimizin yeşil ışığın faziletlerini, takunya terliğin kerametlerini anlatmaktan İslam’ın temel emirlerini aktarmaya fırsat bulamayan, ekran meraklısı, cübbelisi şalvarlısı, saray soytarısı hoca takımı bu açıklamanın altında yatan ulvi manayı arayadursunlar gelin biz sizi merakta bırakmayalım bu işin aslını astarını anlatalım. 
Olayın temeli Bilal oğlanın kağıt gemileri leğende yüzdürmekten sıkılmasıyla başlar. Yavrucak okyanuslara yelken açmak isteyince çocukları ihya edecek ihalelerin yolunu açacak kanunlar çıkmaya başlar ve sadece o değil bir çok milletvekili ve bakanda nasiplenir ve dahi donemin bakanlarından Kemal Bey de un akıta akıta çocuğuna pastadan pay aldırtmıştır. Bu pastadan nasiplenemeyen vekiller ise akraba ve yakınlarını torpille işe aldırarak girmişlerdi dümenin suyuna ve yolu açan koca reisse gözü çıksındı zaten gözü olanın. Hem yetiştirmemiş miydi fetvayı Mehmet Metiner  tam zamanında cuk oturacak türünden : "Cuma namazına gittiğimizde her hafta hutbede 'akrabalarını koru kolla' ayeti okunur."
Amma velakin çocuklar, akrabalar ihya olmaktadır da memleketin ahval ve şeraiti içler acısıdır. Zamanında Erbakan Hocanın Havuz Sisteminin kıymetini bilmeyen vatandaş, bankalar lehine çıkarılan kanunlarla faiz ve borç dişlileri arasında boğulmaktadır. Ve Fakat bir taraftan canı çıkarken diğer yandan büyük efendilerine biatten geri kalmamaktadırlar. Çünkü hiçbir zaman para etmemiştir padişahı bırakıp patlıcana methiyeler düzmek. Ve her şeye rağmen gözünü kapatan bir kitle varsa ardınızda ve nasıl olsa fikirlerin hükümsüz kalkan ellerin makbul sayıldığı bir meclis varsa  ve zaten ağa da sizseniz zaten sıkıntı yoktur. Ne zaman ki ortada problem hükmünde tasa varsa anında kanun hükmünde yasa çıkarttırır ve  sorun halledilir. Öyleyse sıkıntı var diye düşünmek sıkıntıdır.  
O zaman devir boş durmamak devri sazı ele alma vaktidir. Ver coşkuyu çıkar kanunu girsin domuzlar ver coşkuyu çıkar kanunu zina serbest kalsın yayılsın fuhşiyat Kur’an faiz haram mı dedi sen de çık faiz dünya hayatının gerçeği de işte bu hale gelsin hayat. 
Yani uzun lafın kısası aslında bizimkinin art niyeti yoktu sevgili okur tek derdi Bilal oğlanı mutlu etmekti en başta amma velakin iş çığrından çıktı çıkardığı tezkerelerle kanunlarla Libya’da Irak’ta binlerce müslümanın akan kanına ortak olmaya kadar vardı. 
Ve siz bakmayın onun Milli Görüş Gömleğini çıkardım dediğine gömleği çıkarmıştı ama yine de bir kulağı Erbakan Hocadaydı. Zira kendisi de bal gibi biliyordu ki altına koltuğu sürenler söylemeyecekti akıbetinin hayır olmadığını o yüzden duymuştu şu feryadı : “Irak'ta ölen bir tek çocuğun vebalini, yedi sülaleniz alnını secdeden kaldırmasa da ödeyemeyecektir.” 
Evet ikazlar uyarılar doğrudur ve düzeltmek gerekir tövbe gerektirir. Ama koltuk da tatlıdır ve zordur bu kadar imkanı makamı terk etmek . Ve milli görüş gömleğini  çıkarttıktan sonra üzerine yakışan elbise olduysa şark kurnazlığı; bu kurnazlığın etkisi ve alışkın olduğu kanun değiştirme çapı kapasitesiyle gaza gelip Kur'an ın hükümlerini de değiştirerek kendini cehennem ateşinden kurtaracağını zannetme saflığıdır.  
Ve zaten Bakırköyde koridorlar nice kanunlar değiştiren yasalar çıkaran Hitler’e Kristof Kolomb’lara ev sahipliği yapmıştır.

Yorumlar (0)