yandex
Anasayfa Ahmet ARDIÇ Yazı Detayı Bu yazı 158 kez okundu.
Ahmet ARDIÇ
Köşe Yazarı
Ahmet ARDIÇ
 

Memleket Hikayeleri

ggg Eger böyle  son model, gıcır gıcır gemi gibi bir otobüs gelmişse arkası da gelir diye düşündü.   Geçmişe daldı bir anda. Değirmen boğazından taa Taşkent e kadar angarya usulü kazma kürekle  araç yolunda çalıştığı gunler geldi aklına, sonra yürüyerek sahile, Alanya ya çalışmaya gittiği gunleri düşündü " Bizden geçti  biz görmedik, çocuklarımız barı görsün" cümlesini sesli söylediğini farkedince iki tarafına bakındı duyan olup olmadığını kontrol edercesine   Kendisiyle birlikte Kasabanin üstüne bir sis gibi  çöken  karamsarlik ta dağılmaktaydi   sanki kalabalıkla birlikte.   Öyle ya  yokluk, imkansizlik, kimsesizlik, unutulmuşluk, hepTaşelinin, Sarıveliler in   kaderi olacak değildi elbette.   Meydanin tam ortasinda Çakıcıgilin kahvehanesinin önünde  darmadagin duran tahta  sandalyelerinden birini kapti yolun karşısında, ikindi güneşine  nazır yerde mahalleden  arkadaşları Balcının Salıh, Bakının Salıh ve Küntüşün Salıh,ve Emişin Ahmet' in oldugu masaya çekti.   Biraz yukarıda topalın kahveside kalabalıktı. Ekizin Çavuş, Pelte,  Sablıkçı ve Muhasip in kahkaha sesleri geliyordu kahvenin yüksekce avlusundan. Belli ki iskambil oynuyorlardı, ama  orası pek kalabalıktı, kalabalıklardan pek   hoşlanmaz daha çok  yalnız kalmayı  tercih ederdi, kâğıt oyunlari ile işi olmazdı zaten, topyekûn kumar görürdü hepsini...   "ofofof vaybenibeni" diyerek yavaşça oturdu tahta sandalyeye " belim gırıldı ayakta dikilmekten " diye mırıldanırken, "Değmedi mi emmelekin" dedi Bakının Salıh, beyaz seyrek bıyıklarının altından gülümseyerek. "Nedeenn sen emmi degme mi  heeç, Millet usandı hoyu elinde yük Adiller'e gidip gelmeye, külüstür arabaların ayağına vara gele, vara gele..." diye karşılık verdi Küntüşün Salıh,  sevinci, heyecanı sesine yansıyarak Boş çay bardaklarını parmaklarının arasina sıralamış  hızla geçmekte olan kahveciye dönerek " gahveci bi çay daha" diye seslendi Küntüşün Salıh     Çayı içilir, sohbeti dinlenir adamdı ne de olsa. 15 baş horantası da olsa  cömertlikten  öte bonkör adam olarak bilinirdi çevresinde Nam-i diğer Bekçi Salıh   Öyle ya Kasaba' nın iki bekçisinden biriydi aylığım var diye yan gelip yatmaz gece resmi görevinde, gündüz baginda bahçesinde, ekininde,  otunda, harmanindaydı   Kahvecinin önlüğündeki bozuk paralar ile çay kaşıklarinin sesleri birbirine karışıyor söyleneni duymuyordu bile Biraz daha sesini yükseltti" bi çay daha ver gahveci buraya" diye yeniden seslendi Bekçi Salih,  "tamam geliyor hemen" anlamında başını salladı kahveci   Nisan ayının güneşi ile yağmuru birbirine karışıyordu. Güneş  yagmuru mu ısıtıyor, Yağmur güneşi mi islatıyor belli değildi. Hava yağmakla, açmak arasında gidip geliyordu gün boyu   Daha Çindiri dağının, Turanşah dağının  üzeri hala karla kaplıydı  Garagışlıķ  karla doluydu, Garagışlık derken Kitir dayıñın Ağustosta ciğerlerin yangınını söndüren özel sipesiyalinin  "Karlı Bekmezi" nin hammadde deposuydu burası ...   Arada bir değirmen bogazindan ağrı kâr ayazı eserken, kış hala; "ben buradayım daha gitmedim" der gibiydi sanki   Ensesine vuran kar ayazini hissetmiş olacak ki, ceketinin yakasını kaldırdı. Bu   arada çayı yeni gelmişti, kesme şekerlerden birisini attı bardagına, digerini masaya bıraktı, iyice karıştırdı çayını, sonra işaret parmağıyla bardağa sıkıştırdı  çay kaşığını, buğusu havaya karışan bardağı kaldırdı büyük bir keyifle höpürdetti çayını..   Gururlu adamdı öyle herkesin masasına varmaz çayını içmezdi hani.   Vakit ikindiye yakındı eve gitme zamanı yaklaşıyordu aksam olmadan ahirda hayvanlara bakılacaktı Cesmeye suya çekilecekler,  altları temizlenecek , saman verilecek, pür asılacak, katırlara andız baglanacakti, sığırlara geven döğülecekti... Velhasil bir sürü iş bekliyordu hepsini.     Topal Bönce, katran karası güneş gözlüklerinin üzerinden baka baka sakin adimlarla yaklaşırken masaya " Daha durun siz; ilçe de olacağız Göktepe ye inat" diyordu ....
Ekleme Tarihi: 18 Ocak 2021 - Pazartesi

Memleket Hikayeleri

Eger böyle  son model, gıcır gıcır gemi gibi bir otobüs gelmişse arkası da gelir diye düşündü.

 

Geçmişe daldı bir anda. Değirmen boğazından taa Taşkent e kadar angarya usulü kazma kürekle  araç yolunda çalıştığı gunler geldi aklına, sonra yürüyerek sahile, Alanya ya çalışmaya gittiği gunleri düşündü

" Bizden geçti  biz görmedik, çocuklarımız barı görsün" cümlesini sesli söylediğini farkedince iki tarafına bakındı duyan olup olmadığını kontrol edercesine

 

Kendisiyle birlikte Kasabanin üstüne bir sis gibi  çöken  karamsarlik ta dağılmaktaydi

 

sanki kalabalıkla birlikte.

 

Öyle ya  yokluk, imkansizlik, kimsesizlik, unutulmuşluk, hepTaşelinin, Sarıveliler in   kaderi olacak değildi elbette.

 

Meydanin tam ortasinda Çakıcıgilin kahvehanesinin önünde  darmadagin duran tahta  sandalyelerinden birini kapti yolun karşısında, ikindi güneşine  nazır yerde mahalleden  arkadaşları Balcının Salıh, Bakının Salıh ve Küntüşün Salıh,ve Emişin Ahmet' in oldugu masaya çekti.

 

Biraz yukarıda topalın kahveside kalabalıktı.

Ekizin Çavuş, Pelte,  Sablıkçı ve Muhasip in kahkaha sesleri geliyordu kahvenin yüksekce avlusundan.

Belli ki iskambil oynuyorlardı, ama  orası pek kalabalıktı, kalabalıklardan pek

 

hoşlanmaz daha çok  yalnız kalmayı  tercih ederdi, kâğıt oyunlari ile işi olmazdı zaten, topyekûn kumar görürdü hepsini...

 

"ofofof vaybenibeni" diyerek yavaşça oturdu tahta sandalyeye " belim gırıldı ayakta dikilmekten " diye mırıldanırken,

"Değmedi mi emmelekin" dedi Bakının Salıh, beyaz seyrek bıyıklarının altından gülümseyerek.

"Nedeenn sen emmi degme mi  heeç, Millet usandı hoyu elinde yük Adiller'e gidip gelmeye, külüstür arabaların ayağına vara gele, vara gele..." diye karşılık verdi Küntüşün Salıh,  sevinci, heyecanı sesine yansıyarak

Boş çay bardaklarını parmaklarının arasina sıralamış  hızla geçmekte olan kahveciye dönerek " gahveci bi çay daha" diye seslendi Küntüşün Salıh

 

 

Çayı içilir, sohbeti dinlenir adamdı ne de olsa. 15 baş horantası da olsa  cömertlikten  öte bonkör adam olarak bilinirdi çevresinde Nam-i diğer Bekçi Salıh

 

Öyle ya Kasaba' nın iki bekçisinden biriydi

aylığım var diye yan gelip yatmaz gece resmi görevinde, gündüz baginda bahçesinde, ekininde,  otunda, harmanindaydı

 

Kahvecinin önlüğündeki bozuk paralar ile çay kaşıklarinin sesleri birbirine karışıyor söyleneni duymuyordu bile

Biraz daha sesini yükseltti" bi çay daha ver gahveci buraya" diye yeniden seslendi Bekçi Salih,  "tamam geliyor hemen" anlamında başını salladı kahveci

 

Nisan ayının güneşi ile yağmuru birbirine karışıyordu. Güneş  yagmuru mu ısıtıyor, Yağmur güneşi mi islatıyor belli değildi. Hava yağmakla, açmak arasında gidip geliyordu gün boyu

 

Daha Çindiri dağının, Turanşah dağının  üzeri hala karla kaplıydı  Garagışlıķ  karla doluydu,

Garagışlık derken Kitir dayıñın Ağustosta ciğerlerin yangınını söndüren özel sipesiyalinin  "Karlı Bekmezi" nin hammadde deposuydu burası ...

 

Arada bir değirmen bogazindan ağrı kâr ayazı eserken, kış hala; "ben buradayım daha gitmedim" der gibiydi sanki

 

Ensesine vuran kar ayazini hissetmiş olacak ki, ceketinin yakasını kaldırdı. Bu

 

arada çayı yeni gelmişti, kesme şekerlerden birisini attı bardagına, digerini masaya bıraktı, iyice karıştırdı çayını, sonra işaret parmağıyla bardağa sıkıştırdı  çay kaşığını, buğusu havaya karışan bardağı kaldırdı büyük bir keyifle höpürdetti çayını..

 

Gururlu adamdı öyle herkesin masasına varmaz çayını içmezdi hani.

 

Vakit ikindiye yakındı eve gitme zamanı yaklaşıyordu

aksam olmadan ahirda hayvanlara bakılacaktı

Cesmeye suya çekilecekler,  altları temizlenecek , saman verilecek, pür asılacak, katırlara andız baglanacakti, sığırlara geven döğülecekti...

Velhasil bir sürü iş bekliyordu hepsini.

 

 

Topal Bönce, katran karası güneş gözlüklerinin üzerinden baka baka sakin adimlarla yaklaşırken masaya " Daha durun siz; ilçe de olacağız Göktepe ye inat" diyordu

....

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve bolbolhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.