Yazı Detayı
25 Mayıs 2020 - Pazartesi 22:46 Bu yazı 477 kez okundu
 
Doğu Ve Batı Kültürü
Muhammed KORKMAZ
 
 

İslamiyet’e  göre, varlık; Allah’ı ve onun yarattıklarını tanımanın yollarını aramalı bulduğu veya bulunduğu bir olay karşısında o olayın içerisinde hakkaniyeti ve ilahi mesajı algılamalıdır. Yüce Rabbimiz Maide suresinin 35. Ayet-i kerimesinde mealen şöyle buyurmaktadır ‘’Ey İman edenler, Allah’a yakınlaşmak için vesileler arayın…’’

 

Rabbimiz inananların kendisine yakınlaşmak için vesileler aramasını emir buyurmuştur. Mü’min kulları ise hayatın her kademesinde İlahi makama bir adım daha yakınlaşmak için vesileler aramış, aradıkları bu vesileler kimi zaman cihad kimi zaman tasavvuf kimi zaman ise sanayi/teknoloji olmuştur.

 

İslamiyet, ibadeti dar bir çerçeveye sığdırmamış sonsuz bir zaman ve mekan çemberine almıştır. Elbette Allah’a yakınlaşmak için yapmamız gerekenler denilince öncelikle aklımıza namaz, oruç, zekat, cihad, hac, kurban… vb. ibadetler gelmektedir. Fakat bu ibadetler ferdin ve toplumun ekonomi ve güvenliğini sağlamaktadır.

Ekonomik bağımsızlığın, refah seviyesinin ve güvenliğin kalıcı hale gelmesi ve adil bir dünyanın oluşması, yapılan bu ibadetlerin diğer topluluklar üzerinde de etki yaratması için toplumun bir sentezi olarak Kültür çıkmıştır.

Kültür sentezi; İslami bir anlayış ile ele alındığından ötürü ne toplum için ne de belirli zümreler için olmamış, sadece Allah’a yakınlaşmak için bir vesile olarak görülmüştür. Bu anlayış ve kavrayıştan ötürü İslam dünyası maddi alanda olduğu gibi bu manevi  alanda da Orta Çağ’ın ‘’karanlıklarında’’ yaşayan batı ve onların zihin dünyasının himayesinde yaşayanlardan daha ileri bir seviyede olmuştur.

 

Öncelikle batı kültürü ile doğu kültürü arasındaki temel farklara girerek İslam kültürünün mahiyetini ele almak istiyorum.

Batı kültürü, insan iradesini tabiat kuvvetlerinin karşısına koyar ve iradeyle onu karşı karşıya getirir. Onun kurallarını taklit etme ve benzetme yoluyla kendi çözümlerini yaratır.

Doğu kültürü ise tabiatı taklit etmez. Onu mimetik (taklit) bir tasavvurun kendisi değil imgesi yaparak geri yansıtır. Böylece doğanın kuralları aşılmış olur

Batı kültürü ve doğu kültürü arasında fikirsel ve duygusal olarak temel ayrımlar söz konusudur. Batı, zihinsel olarak aklı ön plana alırken Doğu, duyguyu ön plana almış sanattan devlet yönetimine kadar bu belirli çizgi karşımıza çıkmıştır.

Batı’da yaşanan veya yaşanmış olan herhangi bir olaya karşı akıl ön plana alınarak hareket edilir, bu akıl ise duygudan yoksun bir zihin ürünüdür, bu sebeptendir ki batı ve onun zihin dünyasını kendine ölçü kabul edenler yakıp yıkmaktan ve kendisinde olmayanın komşusunda da olmaması gerekliliği düşüncesinden ötürü tarih boyunca sömürüden ve zulümden yana taraf tutarak maddi bir dünya anlayışına inanmıştır.

 

Doğu da ise durum tam tersidir. Yaşanan olaylara akıl penceresinden değil duygu penceresinden bakılır. Akıl ikinci planda hatta kısmen yok hükmündedir. Bundan dolayı doğu medeniyeti gelenek ve örf bakımından yazılı olan anayasalardan daha zengin ve kıyaslanamayacak derecede insancıldır.

İslami toplumlar ise bu iki akımı da olumlu tarafları itibari ile harmanlamış ve istenen derecede insanların ve diğer tüm varlıkların hayatlarının her kademesinde refah içinde yaşayabileceği bir ortam hazırlamıştır. Helal ve haram çizgisi belirlenmiş bu çizgi içerisinde hareket edebilme özgürlüğü herkese tanınmıştır. Doğuda olmayan akıl süzgeci ile Batıda olmayan duygu süzgecinin her  ikisini de kendisinde bulunduran İslam toplumu tüm insanlığın yararına ‘kültür birikimi’ bırakmıştır.

 

İslam toplumunun doğu ile batı kültürünün faydalı olan noktalarını bir araya getirmesi, toplumun duygu ve düşüncelerini belirli kesimlere değil varlıklarını var edene dayandırdıklarından ötürüdür.

İslami kültür tabiatı ve evreni algılayarak bunu amellerine yansıtmayı ve yapmış oldukları amelleri sayesinde Allah’ın yüceliğini diğer insanlara da aktarmayı hedeflemiştir. Oluşan ‘kültür’ bu sebepten ötürü maddi bir haz veya tutkudan ziyade hakka yönelişi temsil etmektedir. İslam’ın  İnsanı ve evreni algılama biçimini söylemlerinden ziyade yaşantılarına da yansıtarak İslam dininin tabiata ve insana karşı bakış açısını yansıtmışlardır

 

İnsanı insan olduğu için değerli gören bedenlerine veya makamlarına göre ölçü biçmeyen medeniyetimiz her daim insana karşı merhameti ile  ön plana çıkmıştır. Bu durumu kadim geleneğin şairi aşıklar ve dervişler efendisi Yunus Emre şiirlerine yansıtmış ve şöyle dile getirmiştir

‘’Yaratılanı severim Yaratan’dan ötürü’’ peki bu anlayış nedir ve bizlere neyi izah etmektedir?

İslam nazarında kesin ve mutlak olarak bir sevgi yoktur. Sevmenin/sevginin ölçüsü ilahi bir sınır ile belirlenmiştir. Rabbimiz katında iman eden ile inkar eden arasında farklar vardır. Dünya hayatında varlığını var edene hamd eden ve fıtratının korunması mücadelesini veren insan, Rabbimiz katında çok değerli olmakla beraber  izzet  ve ikram sahibidir.

 

Allah katında değer verilen ve meleklerden üstün bir sıfatla yaratılmış olan insan, bu vasfı taşımak ile görevli ve sorumludur. Allah katında sevimli olanı kendisine sevimli Allah katında kötü ve sevimsiz olanı ise kendisine sevimsiz ve kötü olarak kabul etmiştir. Bundan dolayı insanı ve dahi tüm canlıları hatta cansız varlıları bile kendisine esir veya hizmetçi olarak gören bir anlayışı benimsememiş, Allaha ve Resulü’ne imanın şartlarından birisinin de insana ve kainata zarar vermemek olduğunu kabul ederek bedenler ve maddeler üzerinde dönen çarkları kendisine kaftan biçmemiştir.

Toplumların dini anlayışlarının ve geleneklerinin yansımalarını en iyi şekilde müşahede edeceğimiz nokta kültürdür. Bu nokta itibari ile Batı kültürünün bedeni ve maddiyatçılığı ele alması şaşırılacak bir mesele değildir. Bunun nedenini ise tarihi gerçeklerin ışığı altında görmek mümkündür. İslam Dünyasına en büyük hizmetlerde bulunan ecdadımızın sadaka taşları dolup taşar ve ihtiyacı olmayan kimseler gözlerinin ucuyla dahi bakmaz iken medeniyetin beşiği olarak lanse edilen ve her fırsatta bizlere örnekler sunulmaya çalışılan batı da kadınlar köle pazarlarında satışa sunulmuş ve her türlü suç oranının zirve yaptığı bir döneme tanık olunmuştur.

 

 Batı kültürünün en büyük özelliği, insanın Allah’a karşı mücadelesidir. Batı’da insan yaptıklarıyla Allah’ın altında olmak istemez, ona karşı adeta savaşır. Batı toplumunda, kültürlerinin içerisinde tanrı-insan mücadelesine yer vermelerinin sebebi  elbette ruh alemlerinde yıllardır bastırmış oldukları duygulardan ötürüdür. Bu duyguların birinci dereceden ve en önemli etken sebebi ise kilise baskısına dayalı bir düzenin parçaları olmalarından ötürü gelmektedir. Kilise, bir inancı temsil etmekten ziyade inanç hürriyetini belirli bir çerçevede ele almış ve kendi çizdikleri inanç ideasına hayatın her safhasını katmışlardır. Bu sebepten ötürüdür ki kültür de söz konusu bu durumdan doğal olarak etkilenmiştir. Kilisenin fevri ve yanlı tutumları, ilahi bir kaynağa değil papazların iki dudağı arasına hapsedilmiş Hristiyanlık inancı halkı sınıflara bölerek kendisine faydalı gördüğü kimseleri yani makam ve servet sahibi kimseleri koruyup mazlumları ezmelerinden ötürü halk ile hak arasındaki bağı koparmışlardır. Toplum  ise bu ezilmişlik duygusu ile yaşam şekillerine yıllardır biriken tepkilerini dökmüşler ancak bu tepki kiliseden ziyade Tanrı’ya olmuştur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 
 
Etiketler: Doğu, Ve, Batı, Kültürü,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir FK
66
0
3
9
19
31
2
Trabzonspor
62
0
3
11
17
31
3
Sivasspor
54
0
7
9
15
31
4
Beşiktaş
53
0
10
5
16
31
5
Galatasaray
52
0
7
10
14
31
6
Alanyaspor
51
0
8
9
14
31
7
Fenerbahçe
50
0
9
8
14
31
8
Gaziantep FK
41
0
10
11
10
31
9
Göztepe
39
0
12
9
10
31
10
Antalyaspor
38
0
11
11
9
31
11
Kasımpaşa
36
0
15
6
10
31
12
Gençlerbirliği
33
0
14
9
8
31
13
Yeni Malatyaspor
32
0
15
8
8
31
14
Denizlispor
32
0
15
8
8
31
15
Çaykur Rizespor
32
0
17
5
9
31
16
Kayserispor
31
0
16
7
8
31
17
Konyaspor
30
0
13
12
6
31
18
MKE Ankaragücü
26
0
15
11
5
31
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı